Quickribbon



ARDAHAN


ARDAHAN
TÜRK BASININDA POSOF


TÜRK BASININDA POSOF
2 Milyar $’Lık Proje Yumurtasını Bekledi 26.06.2006 - Hürriyet

Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, "huş tavuğu" diye de adlandırılan Posof tavuğunun flört, döllenme, kuluçka ve yavrunun palazlanma dönemleri boyunca inşaatını durdurdu. BTC Direktörü Göksel, "O yumurtlasın diye 3 yıl boyunca 4’er ay çalışmalarımıza ara verdik" dedi.

YÜZYILIN projesi Bakü-Tiflis-Ceyhan’ın (BTC) 12 ay boyunca Ardahan’ın ilçesi Posof’taki huş tavuğunun çiftleşmesini beklediği ortaya çıktı. BTC Projesi Direktörü Osman Göksel, "Flört döneminden başlayarak, döllenme, kuluçka ve yavrunun palazlanma süresi boyunca inşaat yasağı getirdik" dedi. Dünya liderlerinin katılacağı dev bir törenle 13 Temmuz’da resmi açılışı yapılacak olan BTC Ham Petrol Boru Hattı Projesi’nin çevre duyarlılığı şaşırttı. Halk arasında karatavuk olarak adlandırılan ve Posof ormanlarında yaşayan, huş tavuğunun (Caucasian Black Grouse) 1.7 milyar dolarlık BTC projesini 12 ay boyunca durdurduğu ortaya çıktı.

1 NİSAN-30 TEMMUZ

BTC Direktörü Göksel, 2003 yılında boru inşaatı sırasında rastladıkları huş tavuğunun çok nadir ve ürkek bir tür olduğunun saptanmasının ardından, çiftleşme dönemlerinde 3 yıl boyunca bölgeye inşaat yasağı getirdiklerini vurguladı. Göksel, şöyle konuştu: "Önce yaşam alanı olan güzergáhta birkaç kilometrelik değişiklik yaptık. Uzmanlar bunun yeterli olmadığını söyleyince horozun flört, çiftleşme, kuluçka ve yavrunun palazlanma süresi olan 1 Nisan-30 Temmuz tarihleri arasında inşaatı tamamen durdurduk. Bu durum projeye bazı zorluklar getirse de çevresel hassasiyetler daha önemliydi."

DÜNYA BANKASI: ÇITAYI YÜKSELTTİLER

Göksel, Dünya Bankası’nın belli periyotlarda bütün hattı gezdiğini ve "BTC’nin şimdiye kadar yaptıkları denetimlerde en iyi sonuçları veren proje olduğunu" söylediklerini belirtti. Dünya Bankası’nın BTC’yi, ’Dünya çapında çıtayı en yüksek seviyeye taşıyan proje’ olarak gösterdiğine dikkat çeken Göksel, "Bu başarı, bundan sonra Türkiye’nin gerçekleştireceği diğer büyük projeler için de Dünya Bankası’dan rahat kredi almasını sağlayacaktır. Zaten BTC’nin ardından Samsun-Ceyhan projesinin gelmesinde, BTC’de gösterdiğimiz başarının büyük etkisi var" diye konuştu.

NESLİ TEHLİKEDE

BTC’yi aylarca bekleten huş tavuğu, "Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması Birliği"nin (International Union for the Conservation of Nature and Natural Resources) nesli tehlikede olan türler listesinde yer alıyor. Bölgeye olan özgülüğü nedeniyle oldukça değerli ve gelecek nesillere nakledilmesi gereken bir doğa ve kültür mirası olarak gösterilen huş tavuğunun dünyadaki toplam popülasyonunun ise 10 ile 100 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. BTC projesinin çevre çalışmaları kapsamında huş tavuğunun korunması için iki yıl önce bir proje başlatan Doğa Derneği ise projeyi bu ay içinde bitiriyor ve eylem planını açıklıyor.

Kar-kış durduramamıştı

Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, Ardahan’ın aman vermez kış şartlarında bile çalışmalarına devam etmişti. Hat, tipi ve boranı nedeniyle aşılmaz olarak adlandırılan Damal-Posof arasındaki 2500 metre rakımlı Ilgar Dağı’nın bile aşmıştı. Bu şartlarda dahi yoluna devam eden hattın, huş tavuğu için çalışmalarına ara vermesi çevrecilerin takdirini kazandı. Posof Devlet Hastanesi hayırseverlerin eseri 30.08.2004 - Zaman

Posof ilçesindeki Devlet Hastanesi’ndeki tıbbi donanım malzemelerinin çoğu hayırseverler tarafından temin edildi. Posoflu Mustafa Öztürk ve arkadaşları, Posof Sağlık Hizmetlerini Yaşatma ve Geliştirme adıyla kurdukları dernekle bugüne kadar yaklaşık bir buçuk trilyonluk sağlık malzemesi alarak Devlet Hastanesi’nin hizmete girmesini sağladılar.

Derneğin kurucusu Mustafa Öztürk, hastanenin kuruluşunu, “Bundan yaklaşık yirmi yirmi beş sene önce Devletten hastane talebinde bulunduk. Zamanın sağlık bakanı Nemci Ayanoğlu ‘malzemeyi siz alırsanız, hastaneyi açarız’ dedi. Biz de dört yabancı ülkede bulunan yaklaşık otuz arkadaşla sağlık komitesi adı altında bir araya geldik.Tabi bu arkadaşların hepsi Posoflu. O zamanın Hollanda parası yaklaşık 2 milyon Gulden yani bizim paramızla 1.5 trilyon TL’na tekabül ediyordu. Öztürk son olarak, “Bizim istediğimiz yalnızca duadır. Bunu da bize çok görmeyin. İlçemize birazcık olsun faydamız dokunmuşsa ne mutlu bize.” şeklinde konuştu.

Dernekler İl Müdürü Şakir Kürk ise “Her alanda kalkınmaya ve yardıma muhtaç olan bu bölgemizdeki en önemli hizmetlerden biri olan sağlık hizmetinin adeta lokomotifi olan Posof Sağlık Hizmetlerini Geliştirme Derneği’nin hizmetlerini takdir ediyoruz. Halkımıza azmedildiğinde güzel şeylerin başarılabileceğini gösterdi. Artık herşeyi devletten bekleme dönemi sona erdi. Devletin yatırıma ayırdığı ödenek maalesef sınırlı. Hayırsever vatandaşların katkısı olmadan sağlıklı hizmet götürmek mümkün değil. Biz müdürlük olarak hizmet etmek isteyenlerin yanındayız.” dedi.

Körfez’deki Posoflular geleneklerini yaşatma şenliğinde buluştu 19.07.2004 - Zaman

Posof Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından bu yıl 3.'üncüsü düzenlenen Seyran Şenlikleri, Kocaeli'nin Körfez ilçesi İlimtepe Mesire Alanı'nda yapıldı.

Seyran Şenlikleri'nin açılışında konuşan Dernek Başkanı Haydar Yıldırım, programı, birlik ve beraberliği artırmak, gelenek ve görenekleri yaşatmak amacıyla düzenlediklerini anlattı. Şenliği her sene daha da geniş katılımlı olarak yaşatmaya özen göstereceklerini ifade eden Yıldırım, "Sivil toplum kuruluşları içerisinde derneklerin önemi büyüktür. Dernekler sayesinde, gurbette yaşayan insanlarımız geleneklerini göreneklerini muhafaza etmiş oluyorlar. Gurbette yaşayan her insanımızı derneğimize bekliyoruz." dedi. Yöresel çadırların kurulduğu, Kars yöresine ait yöresel yemek yarışmalarının yapıldığı, deve oyununun oynandığı, halayların çekildiği Seyran Şenlikleri'ne Marmara Bölgesi'nde yaşayan Posoflular ve Körfez Belediye Başkanı Yunus Pehlivan katıldı.

Altaş Köprüsü, yapılan panel köprü ile geçici ulaşıma açıldı 24.03.2004 - Zaman

6 Mart tarihinde yaşanan sel felaketi ile yıkılan Altaş Köprüsü, yerine yapılan panel köprü ile geçici olarak ulaşıma açıldı.

Yeni köprünün yapımına ise önümüzdeki günlerde başlanacak. Türkiye ile Gürcistan arasındaki karayolu üzerinde bulunan ve Posof, Damal ve Hanak ilçelerini Ardahan’a bağlayan Altaş Köprüsü’nde karayolu ulaşımı geçici olarak verilmeye başlandı. Köprünün bulunduğu yerde yapılan ve 17 günde tamamlanan panel köprü üzerinde ulaşım sağlanmaya başlandı. Panel köprüden büyük tonajlı araçlar da geçebilecek. Köprüden dolayı Ardahan ve ilçelerinde bekleyen TIR’lar da köprüden geçiş yapmaya başladı. Kalıcı köprünün yapımına ise önümüzdeki günlerde başlanacağı belirtildi.
Sel trilyonları götürdü- 08.03.2004 - Akşam

Türkiye'nin birçok kentini sular altında bırakan sel etkisini yitirdi, her yer çamur deryasına döndü. Felaketin faturası ağır. Silifke'de 20 trilyonluk hasar var

MERSİN: Okulların iki gün tatil edildiği Silifke İlçesi'nde sel sularından geriye çamur kaldı.

10 bin ev ile 40 bin dekar arazinin sular altına gömüldüğü ilçede hayat normale dönmeye başladı. Kapanan Mersin-Silifke Karayolu, saatler sonra Mersin yönüne doğru kontrollü olarak trafiğe açıldı. Ev ve işyerlerine girmeye başlayanlar, hasar tespitine başladı. Bölgedeki hasarın bilançosu 20 trilyon lirayı buldu. Mersin Valisi Atilla Osmançelebioğlu, halkı 'taşkın öncesi uyarıları dikkate almamakla' suçladı.

AĞRI: Murat Nehri ve kollarında meydana gelen taşkınlar sonucu merkezde 12 mahalle sular altında kaldı. Vali Hüseyin Yavuzdemir, vatandaşların mecbur kalmadıkça evlerinden çıkmamalarını istedi. Fırınlar sular altında kaldığı için ekmek üretemedi. Tutak İlçesi'ne ise elektrik verilemiyor.

ARDAHAN: Posof İlçesi'ndeki elektrik ve telefon kesintisi nedeniyle Türkgözü Sınır Kapısı'ndan giriş-çıkışlara izin verilmedi. Küçük Sanayi Sitesi'nde 50 işyeri, kent merkezinde 100 ev su altında kaldı. Kura Nehri'nin taşmasıyla yıkılan Altaş Köprüsü'nden düşen taksideki 3 kişiyi arama çalışmalarına yeniden başlandı.

57 BİN KİŞİ ETKİLENDİ

MUŞ: Selden 27 yerleşim birimindeki 4 bin 34 hane ve 57 bin 300 kişi etkilendi. 672 ev tahliye edildi. Ulaşıma kapanan demiryolu açıldı. Merkeze bağlı Kumluca Köyü'nde oturan bir kadını kurtarmaya giden 4 kişilik sivil savunma ekibi, su birikintilerini aşmak isterken mahsur kaldı. BİTLİS: Tatvan İlçesi'ndeki birçok ev sular altında kaldı. SSK Hastanesi de selden etkilendi.

ERZURUM: Çat İlçesi'ne bağlı Değirmenli Köyü'nde sel nedeniyle kaybolan 3 kişiden birinin daha cesedi bulundu. Vali Mustafa Malay, Pulur Çayı'nın taşmasıyla bine yakın evin sular altında kaldığını, Çat İlçesi'ne bağlı Değirmenli Köyü'nde yaşanan göçük olayında da 3 kişinin öldüğünü açıkladı. Malay, Erzurum'un afet kapsamına alınmasını istedi.

Posof'taki eletrik ve telefon kesintisi nedeniyle çıkışlar yasak 7.3.2004 - Zaman

Ardahan'ın Posof İlçesi'ndeki elektrik ve telefon kesintileri nedeniyle Türkgözü Sınır Kapısı'ndan giriş ve çıkışlara izin verilmiyor.

Ardahan Valisi Aydın Güçlü, su taşkınları nedeniyle Posof'ta elektrik ve telefon kesintisinin yaşandığını belirterek, Türkiye'nin Gürcistan sınırındaki Türkgözü Sınır Kapısı'nda işlemlerin yapılamadığını kaydetti.

Altaş köprüsü yıkılınca ulaşım eski yoldan sağlanıyor 08.03.2004 Zaman

Altaş Köprüsü’nün önceki gün yaşanan sel felaketi nedeniyle yıkılması üzerine, Ardahan’ın üç ilçesi ile olan bağlantısı eski yoldan sağlandı.

Yaşanan sel felaketi ardından Ardahan’ı Hanak, Damal ve Posof ilçelerine bağlayan yol üzerinde bulunan Altaş Köprüsü’nün yıkılması üzerine bu ilçelerle olan karayolu ulaşımı yapılamıyordu. Ardahan Valisi Aydın Güçlü, olay yerinde incelemelerde bulunarak, ilçelerle olan ulaşımın hemen sağlanabilmesi için çalışmalar başlattıklarını, eski Ardahan yolu olarak tabir edilen yolun geçici olarak servis yolu olarak kullanılacağını söyledi. Eski yol yeniden düzeltilerek ulaşıma açıldı. Kısa süre içinde kapanan güzergahın ulaşıma açıldığını belirten Ardahan Valisi Aydın Güçlü, sel ve su taşkınlıkları dolaysıyla yaşanan olaylara anında müdahale edildiğini söyledi. Sel felaketi nedeniyle Ardahan Küçük Sanayi Sitesi'nde 50, kent merkezi ve köylerde olmak üzere 100’e yakın ev ve işyerinin hasar gördüğü belirtilirken, olabilecek yeni sel felaketleri için kum torbaları hazırlatıldı.
Ardahan’da köprü yıkıldı, köprüden düşen taksideki üç kişi kayıp 06.03.2004 - Zaman

Ardahan'ı üç ilçesine bağlayan Kura Nehri üzerindeki Altaş köprüsü yıkıldı. Köprüden nehre düşen taksideki üç kişinin kayıp olduğu bildirildi.

Ardahan ile Hanak, Damal ve Posof ilçeleri arasında ulaşımın sağlandığı, Kura Nehri üzerindeki Altaş köprüsü, nehrin su seviyesinin yükselmesi sonucu yıkıldı.

Bu sırada, Hanak'tan Ardahan'a gelen ve köprüden geçmekte olan Serkan Tekke idaresindeki 75 AC 0059 plakalı taksi nehre düştü.

Sürücü Tekke, nehirden kendi imkanlarıyla kurtulmayı başarırken, taksideki, kimlikleri henüz belirlenemeyen bir kişi ile iki yabancı uyruklu kadın kayboldu.

Kaybolan kişilerin bulunabilmesi için Ardahan ve çevre illerdeki sivil savunma ekipleri arama-kurtarma çalışmaları başlattı.

TORTUM ÇAYI TAŞTI

Erzurum'un Uzundere İlçesi'ndeki Tortum Çayı ise taştı.

Edinilen bilgiye göre, Uzundere İlçesi'ndeki Tortum Çayı'nın taşması nedeniyle Denizbaşı mevkisindeki 500 dönümlük tarım arazisi sular altında kaldı.

Karların erimesi ve yağmur nedeniyle meydana gelen taşkında, can kaybının olmadığı bildirildi. [10:40:00]

Türkiye-Gürcistan ortak sınır tatbikatı tamamlandı - Zaman

Ardahan'ın Posof İlçesi Türkgözü sınır bölgesinde icra edilen Türkiye-Gürcistan Ortak Sınır Tatbikatı'nın beşincisi başarıyla tamamlandı.

Tatbikat öncesi Posof 1. Hudut Bölüğü'nde 25. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nca, özellikle arazi şartlarında kullanılan ağır makineli tüfekler ve güvenlikte kullanılan askeri malzemeler Gürcistan'dan ortak tatbikat için Türkiye'ye gelen heyete tanıtıldı.

Bu arada 25. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'na bağlı askerlerin tatbikat öncesi yakın dövüş sanatıyla ilgili gösterileri de izleyenlerin beğenisini topladı. [14:47:00]

SINIRDA 4.1 DEPREM.....24.09.2002

Türkiye-Gürcistan sınırında dün sabah 07.31'de meydana gelen richter ölçeğine göre 4.1 büyüklüğündeki deprem, Ardahanlıları sokaklara döktü. Ardahan ile birlikte Çıldır, POSOF, Damal ilçeleri ile köylerinde hissedilen deprem, halkı yataklarından fırlattı. Bir süre depremin şokunu sokaklarda bekleyerek atmaya çalışan vatandaşlar, daha sonra evlerine döndü. Depremin ardından bazı köylerde evlerin yıkıldığı, hasar gördüğü yolunda ihbarlar yapıldı. Jandarma ve Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan ihbarlarda, bir haftadan beri yağışların sürdüğü bölgede, toprak damlı evlerde göçükler meydana geldiği, vatandaşların yardım almak için bu yüzden depremi bahane ettikleri bildirildi.

ÇIĞ ALTINDAN CEP TELEFONU KURTARDI

Ardahan`da, Ilgar Dağı eteklerinde yol açma çalışması sırasında, çığ altında kalan Karayolları`nda görevli kar püskürtme aracı operatörü Erdal Işık, üzerinde biriken 3 metre kalınlığındaki karın altından, cep telefonu ile 156 Jandarma İmdat`ı arayıp yerini bildirerek yardım istedi. Jandarma timlerinin 3 saat süren çalışmasının ardından Işık, kurtarıldı.
Ardahan`da Ilgar Dağı eteklerindeki, POSOF-Ardahan Karayolu`nun 10. Kilometresinde, yolda kar temizleme çalışması yapan, Ardahan Karayolları Şefliği`nde görevli kar püskürtme aracı operatörü Erdal Işık, çalışması sırasında çığ altında kaldı. Üzerinde 3 metre kalınlığında kar biriken Işık, yanında bulunan cep telefonu ile 156 Jandarma İmdat`ı arayarak, çığ altında kaldığını söyledi ve yerini anlattı. Jandarma timleri, jet-skilerle belirtilen bölgeye giderek, 3 saat süren çalışmanın ardından Işık`ı kurtardı. Ardahan Devlet Hastanesi`ne kaldırılan Işık`ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

HAYAT KURTARIYORLAR
Bu arada, Doğu Anadolu Bölgesi`ni etkisi altına alan yoğun kar yağışı nedeniyle yollardaki tehlikeler devam ediyor. Ardahan İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri, araçların kış mevsimi şartlarına göre yeterli güvenlik önlemi almadan yola çıktıklarını, bu nedenle şehirlerarası yollarda birçok aracın mahsur kaldığını bildirdiler. Mahsur kalan araçların kısa sürede kurtarılması için belirli noktalarda, bu konuda eğitim gören jandarma timlerinin jet-skilerle hazır bekletildiğini belirten yetkililer, son olarak Göle-Ardahan karayolunun 15. Kilometresinde, 9 araçta ve 1 otobüste mahsur kalan 21kişinin kurtarıldığını kaydettiler. Vatandaşların, uyarılara rağmen, yol şartlarına göre genellikle hazırlıksız olduklarını vurgulayan yetkililer, kar ve tipi nedeniyle şartları kötü olan yollara hazırlıksız araçların bırakılmadığını söylediler.

ÇEVRECİLERİN GÖZÜ HATTA.....09/07/2002.....Radikal

Türkiye, boru hattı projesinden bir ile 16'ncı yıllar arasında 200 milyon dolar gelir bekliyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının çevre raporu (ÇED) kamuoyuna sunuldu. Rapor, projenin çevre üzerinde yaratacağı muhtemel olumsuz etkilerin giderilmesine ilişkin önlemleri içeriyor.

Hazar petrollerini dünya pazarlarına ulaştıracak Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı (BTCHPBH) projesi çerçevesinde BTC yetkilileri ve BOTAŞ tarafından yürütülen çevresel etki değerlendirme (ÇED) çalışmasının taslak raporu, incelenmesi ve üzerinde görüş bildirilmesi amacıyla kamuoyuna sunuldu.

ÇED çalışması güzergâh üzerindeki mevcut çevresel ve sosyal şartların, boru hattının tasarım, inşaat ve işletimini, projenin etkilerini, çevre ve toplum üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerin giderilmesi veya en aza indirilmesine yönelik önlemleri içeriyor.

BOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Gökhan Bildacı, raporun Türkiye Cumhuriyeti Çevre Mevzuatı'nda belirtilen asgari gerekliliklerin ötesine de geçerek sadece BOTAŞ bünyesinde değil Türkiye'de yürütülecek büyük çaplı enerji projeleri için çok önemli bir model oluşturduğunu söyledi.

Bildacı, "Projeden sağlanacak dolaylı kazançların yanı sıra Türkiye'nin bu projeden geçiş vergisi işletmecilik hizmetleri karşılığında taşınacak kapasiteye bağlı olarak bir ve 16'ncı yıllar arasında yılda ortalama 200 milyon dolar, 17 ile 40'ıncı yıllar arasında ise yılda ortalama 300 milyon dolar civarında bir yıllık gelir elde etmesi beklenmektedir" diye konuştu.

Bildacı, boru hattının 2005 yılı ilk çeyreğinde faaliyete geçmesinin öngörüldüğünü, inşaat faaliyetlerinin de 2004 yılında tamamlanacağını ve boru hattı sisteminin tüm test ve kabul işlemlerinin gerçekleştirilmesiyle 2005 yılı başında boru hattından tankerlere ilk yüklemenin yapılacağını duyurdu.

1.4 milyarlık harcama
Hazar petrollerini dünya pazarlarına ulaştıracak Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı (BTCHPBH) Projesi Genel Müdürü Michael Townshend ise inşaat için gerekli mal ve hizmetler konusunda yaklaşık 1.4 milyar dolarlık bir harcama yapılacağını ve işlerin yoğun olduğu dönemde 5 bin, uzun vadede ise 350 kişiye istihdam yaratılacağını söyledi. Townshend, güzergâh boyunca uygulayacakları toplumsal ve çevresel yatırım programlarıyla kısa vadeli faydalar ve sürdürülebilir fırsatlar sunacaklarını dile getirdi. Townshend, 'BTC, her gün 1 milyon varil petrol taşıyacak, 1760 kilometrelik büyük ve heyecan verici bir mühendislik eseri olacaktır' dedi.

Kuzey Anadolu fayını kesiyor
BOTAŞ BTC Proje Direktörlüğü Çevre Müdürü Ebru Demirekler, boru hattının dokuz koruma alanının yakınından geçtiğini belirterek, koruma alanlarının zarar görmemesi için önlem aldıklarını söyledi. İki kilometrelik koridorda 179 arkeolojik alan tespit edildiğini ve bunlar içinde 64'ünün zarar görmesi ihtimali bulunduğunu belirten Demirekler, "Buradan geçiş engellenmeye çalışıldı. Ama dört sahadan geçiş engellenemedi" dedi. Demirekler, "Kuzey Anadolu fay hattını kesmek zorundayız. Olası etkilerin en aza indirilmesi için de tüm tedbirler alındı. Bir fay inceleme programı yürütüldü. Fay geçişlerinde özel tasarım teknikleri geliştirildi. Fay geçişlerinin tecrübeli bir jeolog tarafından denetlenmesi de sağlanacak" diye konuştu.

Yeraltı suları da etkilenecek
Hazırlanan ÇED raporuna göre hat özellikle Kars'ta olmak üzere desteklediği kaynaklar ve erozyon açısından tehlike yaratabilme tehlikesi göz önünde bulundurularak bu tip alanlar için 'eski haline getirme programı' uygulanacak. Geçiş alanında bulunan Posof, Aras ve Sarız nehirleri petrolden etkilenebilir. Bu nehirler, akaryatın depolanması ve taşınması sırasında meydana gelecek kirlenmeye karşı duyarlı olduğundan tedbir alınacak. Yeraltı sularının da bu süreçte kirlenmesi olası. Güzergâhta koruma altındaki türlerden bozayısı, huş tavuğu özel koruma altında tutuluyor

ERMENİSTAN İLE İLİŞKİLER GELİŞTİRİLSİN.....24.05.2002....Dünya

Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bölgedeki ihracatçıların sorunlarını ve beklentilerini içeren bir rapor hazırlanarak, ilgili bakanlıklara sunuldu. Raporda Erzurumlu işadamlarının, komşu ülkelerle özellikle Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesini istedikleri vurgulandı.

İhracatçıların sorunlarının gündeme getirildiği raporda, İran, Irak, Suriye ve Ermenistan gibi sınır komşusu ülkelerle siyasi ilişkilerin yetersiz olmasının, ticari ilişkilerin gelişimini de olumsuz etkilediği ifade edildi. Ermenistan ile direkt ihracat yapmak isteyen işadamlarının görüşleri şöyle belirtildi:

"Ermenistan ile direkt ihracat yapmamız halinde 500-800 milyon dolarlık yeni bir pazar oluşacak, nakliye ve navlun ücretleri düşecek. ABD ve AB ülkelerinde aleyhimize çalışan Ermeni lobisi kırılacak ve Ermeni asıllı işadamlarının ülkemizle yaptıkları ticaret de artacaktır."

Erzurum TSO'nun raporunda, yurtdışına çıkışlarda alınan harcın, KDV iadelerin geç ödenmesinin, ihracat teşviklerinin yetersizliğinin, Eximbank kredilerinde yaşanan sıkıntıların, özellikle BDT ülkelerinde yaşanan güvenlik sorunlarının ve transit geçişlerde yaşanan sıkıntıların da bölge ihracatını olumsuz etkilediği anlatıldı. Bölgedeki kapalı sınır kapılarının da bir an önce yeniden açılması gerektiği ifade edildi.

Demiryolları rehabilite edilmeli

Bölgeden yapılan ihracatın artırılması için önerilerin de yer aldığı raporda, şu görüşlere yer verildi:

"Ortaasya ülkelerinin demiryolu bağlantısının Erzurum-Horasan güzergahı ile Nahcıvan üzerinden geçirilmesi ve bu hattın iki şeritli hale getirilmesi, demiryolu ihracatımızı artıracaktır. Ülkemizin Asya'ya bağlantısı olan e-80 karayolunun bur an önce otoyol haline getirilmesi gerekmektedir. 1992 yılında yapımına başlanan Kuzey Çevre yolu bir an önce tamamlanarak, hizmete açılmalıdır. Erzurum'u Karaeniz'e ve Güneydoğu'ya bağlayacak yeni karayolları yapılmalıdır. Demiryolları rehabilite edilmeli ve hızlı tren seferleri düzenlenmelidir. Havayolu taşımacılığının geliştirilmesi için de Ankara, İstanbul ve İzmir'den Erzurum'a özellikle kış aylarında direkt seferler düzenlenmelidir."

Doğu Anadolu Bölgesi'nde kapalı olan sınır kapıları
Gürcistan'a açılan Çıldır-Aktaş sınır kapısı, Ermenistan'a açılan Kars-Akyaka sınır kapısı, Ermenistan'a açılan Iğdır-Alican sınır kapısı, İran'a açılan Iğdır-Poralan sınır kapısı, İran'a açılan Can-Cilli sınır kapısı.

Doğu Anadolu Bölgesi'nde açık olan sınır kapıları
Gürcistan'a açılan Sarp sınır kapısı, Gürcistan'a açılan Posof -Türkgözü sınır kapısı, Nahcıvan'a açılan Iğdır-Dilucu sınır kapısı, İran'a açılan Doğubeyazıt-Gürbulak sınır kapısı, İran'a açılan Van-Kapıköy sınır kapısı

BAKÜ – CEYHUN BORU HATTI.....20.04.2002

Bakü-Ceyhan petrol ve doğalgaz boru hatlarındaki güzergah değişikliği Türkiye'ye yaklaşık 120 milyon dolara mal olacak. Daha önce Ardahan'ın Çıldır İlçesi'nden Türkiye'ye gireceği belirtilen petrol ve doğalgaz boru hatlarının POSOF’a kaydırılmasına tepki gösteren Çıldır Belediye Başkanı CHP'li Ercan Şirin, boru hatlarının POSOF’tan Türkiye'ye girmesinin sadece Türkiye içinde 40, toplamda ise 120 kilometrelik ek boru hattı gerektireceğini ifade etti.

1 kilometrelik hattın 1 milyon dolara malolduğunu belirten Şirin, değişikliğin siyasi baskılar sonucu oluştuğunu savundu. Güzergah değişikliği konusunda Botaş Genel Müdürlüğü'nün ‘‘İhaleyi kazanan İngiliz firmasının isteği doğrultusunda yapıldı’’ açıklamasının inandırıcı olmadığını vurgulayan Belediye Başkanı Şirin, ‘‘Güzergah, politikacıların oy uğruna Botaş'a yaptıkları baskılar sonucu değiştirilmiştir’’ dedi.


DOĞU ANADOLU'DAKİ İHRACATÇILAR DERTLİ....11.04.2002.....Dünya

Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Başkanı Hüseyin Efendioğlu, bölgedeki 11 sınır kapısından 5'inin kapalı oduğunu belirterek, bu kapıların bir an önce açılması gerektiğini söyledi. Efendioğlu, Türkiye'yi Gürcistan, Ermenistan ve Nahcivan'a bağlayan kapıların açılmaması durumunda, bu ülke pazarlarının başka ülkelerin eline geçeceğini ifade ederek, "Sorunların çözülmesi halinde bölgemizden yapılan ihracat tutarı 1 milyar dolar seviyesine ulaşacaktır" dedi.

Bölgedeki sınır kapılarının durumu ile ilgili bir rapor hazırlayarak, ilgili bakanlıklara sunduklarını anlatan Efendioğlu, özellikle Türk cumhuriyetlerine ulaşmada büyük sıkıntılar yaşadıklarını söyledi. Efendioğlu, Türk cumhuriyetleri ve Ermenistan'dan geçişlerde can ve mal güvenliği olmadığı gibi, ulaşımda büyük zaman kaybı yaşandığını ifade ederek, "Örneğin İran üzerinden Azerbaycan'a en fazla 1 haftada ulaşılması gerekirken, bu süre 3-4 haftaya kadar uzuyor. Türkiye, Türk cumhuriyetlerine ulaşmada alternatif yollar bulmak zorunda. Aksi takdirde bu ülkelere olan dış ticaret hacmimiz her geçen gün azalır. Bu nedenle bu pazarları rakip ülkelere kaptırırız. Ülkemiz ekonomisinin büyük kayıplara uğrayacağına bu durumun bir an önce düzeltilmesi, kapalı sınır kapılarının derhal açılmasını bekliyoruz" diye konuştu.

Kars-Tiflis demiryolu:
Türkiye'yi Gürcistan'a bağlayan Kars-Tiflis demiryolunun da, tamamlanarak bir an önce hizmete açılması gerektiğini kaydeden Efendioğlu, şöyle devam etti:
"Bununla birlikte Türkiye'yi Türk cumhuriyetlerine bağlayan, kısa ve düşük maliyetli bir alternatif yol olarak, Ermenistan'daki kara ve demiryolu kullanım imkanları aranmalıdır. Iğdır ile sınırları içerisindeki Alican Kapısı'ndan karayolu ile Kars sınırları içerisindeki Akkaya Sınır Kapısı'ndan demiryolu ulaşımı sağlayacak bu kapıların bir an evvel faaliyete sokulması gerekiyor. Tüm bunların yapılması halinde, ülkemizden kardeş ülkelere yapılan ticaret büyük oranda artacağı gibi, Ermenistan'ın ihtiyacı olan ürünlerin ülkemizden temini sağlanarak, bölgemizden yapılan ihracatta da büyük artış olacaktır. Sorunların çözülmesi halinde, bölgemizden yapılan ihracat kısa sürede 1 milyar dolar seviyesine ulaşacaktır."

Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki sınır kapılarının durumu :
Sınır kapısının adı İl ve ilçe Açıldığı ülke Durumu Ulaşılabilecek ülkeler
Sarp Artvin-Hopa Gürcistan Faal Türk cumhuriyetleri, Gürcistan, Ukrayna, Rusya Federasyonu
Türközü Ardahan-Posof Gürcistan Faal Türk cumhuriyetleri, Gürcistan
Aktaş Ardahan-Çıldır Gürcistan Kapalı Türk cumhuriyetleri, Gürcistan
Akyaka Kars-Arpaçay Ermenistan Kapalı Ermenistan
Alican Iğdır-merkez Ermenistan Kapalı Ermenistan
Dilucu Iğdır-Aralık Nahcivan Faal Nahcivan, Azerbaycan
Poralan Iğdır-Aralık İran Kapalı İran
Gürbulak Ağrı-Doğubeyazıt İran Faal İran
Kapıköy Van-Özalp İran Faal İran
Cilli Van-Çaldıran İran Kapalı İran
Esendere Hakkari-Esendere İran Faal İran

DEV İHALE, DEV YARIŞ....17.02.2002.....Radikal

Bakü-Ceyhan petrol boru hattının Türkiye sınırlarında kalan bölümü 1.4 milyar dolara mal olacak. Hazar petrollerini Batı pazarlarına taşımak amacıyla tasarlanan üç milyar dolara mal olacak Bakü-Ceyhan boru hattının, Türkiye'deki 1070 km.'lik bölümü üçe bölünerek ihale ediliyor.

Yıllarca gerçekleşip gerçekleşmeyeceği tartışılan yurtiçi ve yurtdışındaki yatırımlarla birlikte yaklaşık 3 milyar dolarlık bir proje olan Bakü-Ceyhan petrol boru hattı, ABD'nin de desteğiyle somutlaşıyor. Projenin Türkiye ayağıyla ilgili yeterlilik ihalesi sonuçlandırıldı. Altıya bölünen ihale için devler yarışacak.

BOTAŞ Genel Müdürlüğü'nün verdiği bilgiye göre, boru hattının Türkiye sınırlarında kalan 1070 kilometrelik bölümü üçe bölünerek ihale ediliyor. Dört adet pompa istasyonu ile Ceyhan'daki kıyı ve deniz terminalleri de ayrı ayrı ihaleye çıkarılıyor. Söz konusu hattın Türkiye güzergâhının maliyeti 1.4 milyar dolar olacak. Projenin anahtar teslim müteahhidi olan BOTAŞ'ın yaptığı ilk değerlendirme sonunda ihaleye katılacak şirketler belli oldu.

İlk yeterlilik tamam
İşte BOTAŞ'ın Bakü-Ceyhan'ın Türkiye ayağı için açtığı ihaleler ile dikkat çeken adaylar: Kuzey boru hattı: Gürcistan sınırından Erzurum'un kuzeydoğusuna kadar olan bu bölümün uzunluğu 296 kilometre olacak. İlk 22 km.'si 46, geri kalan bölümü 42 inç olacak boru hattının büyük bölümü dağlık bölgelerden geçiyor. Bu ihalede Mavi Akım projesi çerçevesinde Karadeniz altına boru hattı döşeyen Saipem Güriş ile konsorsiyum oluşturarak yer alıyor. Limak, Alarko, AD ve Tepe grupları da yabancı ortaklarıyla katılırken Tekfen ihaleye tek başına giriyor. Orta boru hattı: Erzurum yakınlarından başlayıp 439 km. süren bu bölümün tamamı 42 inç (inç 2.54 cm) çapında olacak ve doğalgaz boru hattına paralel olacak. Böylece kamulaştırma masrafı yok denecek kadar az olacak. 2 bin 840 metre ile boru hattı en yüksek yerden geçmiş olacak. 11 ayrı konsorsiyumun seçildiği etapta dikkat çeken isim Samsun-Ankara doğalgaz hattını ihalesiz olarak üstlenen ve eleştiri konusu olan Haznedaroğlu, Öztaş ve Stroytransgaz (OHS) konsorsiyumu oldu.

Güney boru hattı: Gürcistan sınırından 735 km uzakta başlayan bu bölüm 336 km. uzunluğunda olacak. 216 km.'si 42 inç çapında olan boru hattının 120 km'si 34 inç olacak. Toros Dağları'nda hayli zor alanlardan geçecek olan bu etabın ihalesine ilk etaba katılan konsorsiyumlar katılacak. İstasyonlar: Toplam dört pompa istasyonu yapılacak. İlki Posof, ikincisi Dumlu, üçüncüsü Çayırlı ve sonuncusu Kangal yakınlarında inşa edilecek. Toplam 19.4 megavat gücünde olacak.

Ceyhan Deniz Terminali kıyı kısmı: Tahliye tanklarını da içeren boru hattı giriş tesisleri ile 7 adet yüzer tavanlı tank yapılacak. Ayrıca tank sahası, istinat duvarları, ölçüm ünitesi, bağlantı boruları gibi unsurları içerecek.

Ceyhan Deniz Terminali deniz kısmı: 2 bin 100 metre uzunluğunda kazıklı iskele, üzerindeki yükleme ve yangın hatlarıyla tahliye sistemlerini kapsıyor.

100 milyon dolar gelecek
Projenin Türkiye kısmının 1 milyar 400 milyon dolara mal olması öngörülürken BP başkanlığındaki Ana İhraç Boru Hattı Konsorsiyumu, bu parayı bulmak için ABD'de temaslarını sürdürüyor. Türkiye'deki maliyetin bu rakamın üstünde olması halinde kalan parayı BOTAŞ bulacak. IMF ile sürdürülen görüşmelerde birçok krediye garanti vermeyen Hazine, BOTAŞ'ın bulacağı kredilere garanti verecek. Çünkü ilgili uluslararası anlaşmalarda Türkiye gecikme, BOTAŞ'tan kaynaklanacak performans zararları ile olası maliyet artışını karşılamayı taahhüt etmişti. 300 milyon dolarlık garanti mektubunun bir kısmını gerektiğinde likit unsur olarak sağlamayı vaat eden Türkiye bu taahhütleri nedeniyle sorun yaşanmaması için gerekli miktarı iki yıldır bütçeye koyuyor.

Öte yandan, projenin Azarbaycan ve Gürcistan kesiminde kalan 750 km uzunlağındaki bölümünün maliyeti de 1.3 milyar doları bulacak. Bunun finansmanını da BP'nin başkanlık ettiği Bakü-Ceyhan boru hattı konsorsiyumu gerçekleştirilecek. Yılda 50 milyon ton ham petrol geçmesi beklenen hattan 100 milyon dolar kazanması bekleniyor.

GÜRCİSTAN'A ASKERİ MALZEME.....05.03.2002.....Akşam

Türkiye'nin Kafkaslar'a açılan kapısı olan Posof Türkgözü Gümrük Kapısı'ndan 20 TIR dolusu askeri teçhizat Gürcistan'a gönderildi. Askeri araç götüren Delta Denizcilik Taşımacılık AŞ firmasına ait 20 TIR, Türkgözü Gümrüğü'nde Gürcü askerler kontrolünde Gürcistan Gümrüğü'ne giriş yaptı. 20 TIR'dan 18'inin üzerinde jeep ve büyük araç, iki brandalı TIR'da ise silah ve teçhizat malzemesi olduğu ileri sürüldü. Delta Taşımacılık firmasının şoförleri, askeri araç ve malzemeyi Ankara Etimesgut askeri birliğinden aldıklarını ve Gürcistan askeri birliklerine teslim edilmek üzere Tiflis'e götürdüklerini belirtti. Ancak Ardahan Valisi Mustafa Yiğit askeri araç ve malzemenin Gürcistan'a gitmediğini bildirdi.

MECLİS VATANDAŞA ÇARE OLAMIYOR.....03.03.2002

Vatandaşlar; sıkıntı, talep ve beklentileri için devlet daireleri yerine, Meclis'te çare arıyorlar. Her konuda TBMM Dilekçe Komisyonu'na başvuran vatandaşlar, bazen ''yerine getirilemeyecek ve ilginç'' istekleri, bazen de haklı sorunlarına yanıt alamıyorlar. Dilekçe Komisyonu, şikayet konuları ve iddiaların doğru olup-olmadığını ilgili bakanlıklara soruyor.

Ardahan POSOF’ta yaşayan ve evi yanan Tahir Kartal da TBMM'den yardım istedi. Kartal'ın dilekçesi, Devlet Bakanlığı'na iletildi. Devlet Bakanlığı, Komisyon'a gönderdiği yazıda, Kartal'ın Posof Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'ndan 4 milyar 650 milyon lira talepte bulunmasına karşılık 300 milyon lira ödenek verildiği, vakıf imkanlarıyla evinin onarımı için 350 milyon lira yardım daha yapıldığı belirtildi. Bursa'da yaşayan Kadri Yazıcıoğlu, Türk Telekom'un, kendi imkanlarıyla kurmuş olduğu santramdan her ay santral kullanma ücreti aldığını, bunun kanunsuz ve mesnetsiz olduğundan yakındı. Ulaştırma Bakanlığı, Yazıcıoğlu'ndan alınan ücretin Ocak 2001 dönemine ait olduğunu ve yapılan yasal değişiklik nedeniyle Nisan 2001'den itibaren aylık ücret alınmadığını bildirdi.

TBMM Dilekçe Komisyonu'na başvuranlardan biri de Şırnak'ın İkizce Köyü'nde yaşayan Mehmet Uzar... Uzar, ''sayaç okunmadan'' kendisine cezalı elektrik bedeli tahakkuk ettirildiği için mağdur olduğundan şikayet etti. Uzar'ın şikayeti, Komisyon tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na iletildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ''terör nedeniye'' endeks okuması ve sayaç kontrolü yapılamayan İkizce Köyü'nde sayaç taktırılması ve abonelik işleminin yapılması konusunda bildirimde bulunulduğunu, ancak işlemlerin yaptırılamadığını, bu arada tüketilen elektrik için de kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini ve olayın Savcılığa intikal ettiğini bildirdi.

Ordu'da yaşayan ihsan Çağman da ilginç bir istekle TBMM'ye başvurdu. Çağman, Ziraat Bankası'ndan emekli olduğunu ve ev almak için8 yıl vadeli 14 milyar lira kredi talep etti. Çağman'ın isteği Devlet Bakanlığı'na iletildi. Ancak, Ziraat Bankası'nın konut kredisi vermediği, bankadan maaş alan emeklilerin maaşlarının üç katı kadar 1 yıl vadeli tüketici kredisi kullanabilecekleri belirtildi. Bir finans kurumuna yatırmış olduğu dövizi alamayan Bursa Osmangazi'de yaşayan Eyüp Şire Mimar ve İsmail Hakkı da çareyi TBMM'de başvurmakta buldular. Mimar ve Hakkı'nın şikayeti Başbakanlığa iletildi. Başbakanlık, Söz konusu finans kurumunun halen tasfiye işlemlerinin sürdüğünü belirterek, öncelikle tasfiye kurulu ile temasa geçilmesinin yerinde olacağını bildirdi.

Dilekçe Komisyonu'na sadece Türkiye'den değil, yurt dışından da çok sayıda başvuru yapılıyor. Bunlardan biri de Almanya'da yaşayan ve ''THY'nin uygulamakta olduğu zamlı yolcu taşıma politikası nedeniyle birçok ailenin Türkiye'ye gelemediği''nden yakınan Ramazan Tutak...

Aynı konuda bir başka şikayet, Siegburg'da yaşayan Hatice Özek ve arkadaşlarından da geldi. Almanya'da işçi olan İbrahim Halil Orhan, yaşını küçültmesi nedeniyle bedelli askerlikten faydalanmadığından yakınarak, bu mağduriyetinin giderilmesini istedi.

Romen bir kadınla 1992 yılında Romanya yasalarına göre evlendiğini ancak nüfus kütük kaydında bekar gözüken Turgut Çağlargil, TBMM Dilekçe Komisyonu'na başvurarak, ''Karımdan ayrı yaşıyorum, başka bir Romen kadınla evlenmemde sakınca var mı?'' diye sordu. Ancak, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden Çağlargil'in nüfüs bilgilerini sorulmasına karşılık, kendisinden yanıt alınamadığı için bu konuda kendisine bilgi verilemedi

KÜLTÜREL BORU HATTI.....01.03.2002.....Cumhuriyet

Ardahan'dan Adana'ya 1070 km'lik bir güzergâhı izleyecek olan petrol boru hattının Anadolu'da yaratacağı 'etkileme koridorundaki' doğal ve kültürel değerleri koruma çalışmaları için çok az süre kaldı; çünkü inşaat haziran ayında başlıyor...

İstanbul ve Çanakkale boğazlarındaki tanker trafiğini azaltacağı düşüncesiyle çevrecilerin de ''umutla'' bekledikleri Bakû - Tiflis - Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı (BTC - HPBH) projesinde ''çevresel kaygılar'' gündeme gelmeye başladı...

Hazar ham petrollerini Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden taşıyarak Ceyhan'daki İskenderun Körfezi kıyılarında kurulacak Akdeniz terminalleriyle uluslararası pazarlara sunmayı hedefleyen proje güzergâhındaki doğal, arkeolojik, kültürel ve sosyal çevre değerlerinin ''zarar görme'' riskleri ve alınabilecek önlemler araştırılıyor. Bu amaçla başlatılan ve BOTAŞ/BTC - HPBH proje direktörlüğü ile proje katılımcıları temsilcisi BP Exploration Ltd. tarafından ortaklaşa yürütülen ''Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi'' (ÇSED) hazırlıklarına ait Aralık/2001 tarihli ''Bilgilendirme Paketi'' ne göre, temel mühendislik çalışmaları geçen Mayıs (2001) ayında tamamlanan projenin halen detay mühendislik çalışmaları sürüyor... ÇSED ise 2002'nin Nisan ayına kadar bitirilmesi ve boru hattının 2005 yılı başında işletmeye açılması hedefleniyor..

On il etkilenecek
Yılda 50 milyon metrik ton/günde 1 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesiyle projelendirilen ve toplam maliyetinin 2.9 milyar ABD Doları olacağı hesaplanan 1743 km.'lik boru hattının 1.4 milyar ABD Doları harcanacak Türkiye kesiminin uzunluğu yaklaşık 1070 km. olarak belirtiliyor.

Gürcistan'dan ülkemize Posof ilçemizdeki Türkgözü sınır kapısından girecek boru hattı, projeye göre sırasıyla Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Sıvas, Kayseri, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Adana illerinden geçerek Ceyhan 'a ulaşacak.

1070 km. boyunca 10 km. genişliğindeki bir petrol taşıma koridorundan etkilenecek doğa ve kültür değerlerinin zenginliği ve çeşitliliği karşısında ''proje takvimindeki sıkışıklık'' ise çevresel kaygıları arttırıyor... 2002 yılının Haziran ayında başlaması kararlaştırılan ve özellikle hafriyat ağırlıklı arazi düzenlemelerinin birçok yerde eş zamanlı sürebileceği bu denli geniş bir şantiye seferberliğine 6 aydan az bir zaman kala, hâlâ sistemli bir ''envanter'' için bile yeterli adımların atılmamış olması, ÇSED çalışmalarından beklentileri de olumsuz etkiliyor... Dahası, yine ÇSED sonuçları elde edilmeden doğrudan boruların döşeneceği hat da kesinleştirilemediğinden, aynı koridor içindeki eni 8 m.'lik kesin kamulaştırma ve 14 m.'lik de sadece inşaat için gerekli geçici kamulaştırma şeritleri bile belirlenemiyor...

Özellikle bu kamulaştırma ve inşaat şeridinin olası kültür ve doğa mirasıyla rastlaşması durumunda, ilgili yasalarda öngörülen koruma hükümleri ve kararlarına uymak zorunluluğu nedeniyle de ''ek süreler'' gerekebileceğinden, hedeflenen proje takvimine uyma adına hukuk dışı davranışların ''Bakû - Ceyhan'' ın da gündeminde yer alabileceği kuşkuları, giderek haklılık kazanıyor...

Nitekim, ÇSED'nin aynı ön raporundaki ''olası etkilere örnekler'' listesinde, inşaat süresince oluşacak kirlenme ve tahribattan flora ve yaban yaşamla birlikte önemli ''ekosistemlerin'' de olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekiliyor. Bu tür ön değerlendirmelerle de önceki yıl yaşanan ''Zeugma'' paniğinin Anadolu'da bu kez Posof – Ceyhan arasındaki tarihsel topraklarda yinelenebileceği şimdiden görülebiliyor...

İşte BTC-HPBH'nin, bütün bu risklerin ''en aza'' indirgendiği ve tarihe ''Anadolu'yu tahrip ederek çiğneyen'' değil, ''Anadolu'ya özenle ve saygıyla sığınan'' bir proje olarak geçebilmesi için, ÇSED'nin açıklanan hedefleriyle bunlar için öngörülen süre ve çalışma düzeyi arasındaki ''endişe verici uyumsuzluğu'' bir an önce gidermek gerekiyor... BTH-HPBH projesinin Türkiye'deki en ''radikal'' etkileri ise kuşkusuz depolama, dolum, iskele ve terminal tesisleriyle donanacak Ceyhan ve İskenderun Körfezi üzerinde olacak...

Ceyhan'daki mevcut tesislerin yakınındaki BOTAŞ'ın arazisinde inşa edilecek depolama terminali ve mevcut iskelenin 2 km. kadar güneyinde kurulacak yeni iskele için ''dev'' sözcüklerini kullanmak abartma değil... Çünkü, iskelenin proje uzunluğu, mevcuttan 500 m. daha fazla ve 2.5 km.'yi geçiyor. (2596 m.) Sözün kısası, son yılların ''ulusal umut'' projelerinden Bakû-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, ÇSED denilen çevresel ve sosyal etki değerlendirmesi de ''ihmal'' edilmeden başlıyor olsa bile, asıl önemli ihmallerin doğrudan aynı ÇSED kapsamında da yapıldığı yönündeki haklı izlenimlerle diğer ''ulusal değerlerimizin'' korunabilmesi açısından yoğun tartışmalara ve gerilimlere de yol açmak üzere... Oktay Ekinci

BAKÜ-CEYHAN'I İNŞA EDECEK FİRMALARIN KISA LİSTESİ AÇIKLANDI.....06.02.2002.....Dünya

BOTAŞ, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) hampetrol boru hattı projesinin Türkiye kısmını inşa etmek üzere davet edilen firmaların kısa listesini açıkladı. BOTAŞ'tan yapılan açıklamaya göre, günde bir milyon varil kapasiteli hattın Türkiye kesimi, boru hattı LAT-A, boru hattı Lot-B, boru hattı Lot-C, pompa istasyonları, Ceyhan İhracat Deniz Terminali Kara Kısmı ve Ceyhan İhracat Deniz Terminali Deniz Kısmı olarak altı kademe olarak yapılacak. Buna göre, hattın söz konusu bölümlerinin inşaat işleri için toplam 41 firma ve konsorsiyum "yeterlilik" aldı.

Boru Hattı Lot-A
Boru hattının "Lot-A" koduyla tanımlanan Kuzey Kısmı, Gürcistan sınırından başlayıp Erzurum'un kuzey doğusunda son bulacak. 295 kilometre uzunluğunda olacak ve büyük bölümü dağlık arazide kurulacak bu bölümde 42 ve 46 inçlik boru döşenecek.

Boru Hattı Lot-B
"Lot-B" koduyla anılan hattın Orta kısmı 439 kilometre olacak ve büyük bölümü mevcut doğalgaz boru hattına paralel geçecek.

Boru Hatto Lot-C
"Lot-C" koduyla anılan boru hattının Güney kısmı ise 336 kilometre uzunluğunda olacak. 34 ve 42 inçlik boruların döşeneceği bu hat, Toros dağlarından geçirilerek Ceyhan yakınlarındaki düzlük araziye indirilecek.

Pompa istasyonları
Baku-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'nın Türkiye bölümünde Posof, Dumlu, Çayırlı ve Kangal'da olmak üzere 4 adet de pompa istasyonu kurulacak.

Ceyhan İhracat Terminali Kara Kısmı
BTC Boru Hattı'nın Ceyhan Deniz Terminali Kıyı Kısmı'nda tahliye tankları, boru hattı giriş tesisleri, 7 adet yüzer tavanlı tank, tank sahası ve isnat duvarı ile ölçüm ünitesi, manifoltlar ve taransfer istasyonu işleri yapılacak.

Ceyhan İhracat Terminali Deniz Kısmı
Ceyhan Teniz Terminali Deniz Kısmı bölümü ise 2.1 kilometre uzunluğunda kazıklı iskele, iskele üzerinde yükleme ve yangın hatları, yükleme platformu ile tahliye ve slop sistemi kurulmasıyla gerçekleştirilecek.

KESİLEN DAL MAHKEMELİK.....24.08.2001.....Akşam
ARDAHAN'ın Posof ilçesi Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit, izinsiz kestiği ağaç dalı için yargılanacak. MHP'li Posof ilçe Başkanı Feydane Sucu, kendisine ait ağaçların dallarını kestiği gerekçesiyle Şükrü Bozyiğit'ten davacı oldu. 19 Eylül'de hakim karşısına çıkacak olan ANAP'lı Şükrü Bozyiğit, mahkemenin lehine sonuçlanacağına inandığını söyledi.

'Elektrik İçin Kestim'
'KUM yıkama ve taş kırma tesisine elektrik bağlamam gerekiyordu' diyen Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit, kum tesisine götürdüğü elektrik hattının ağaca temas etmemesi için bir dalı kesmek zorunda kaldığını anlattı. MHP Posof İlçe Başkanı Feydane Sucu ise, 'Benden izin alınmadı. Doğaya zarar verdiği gerekçesiyle davacı olacağım. Delik olarak da kesilen ağaçların görüntüsünü aldım' diye konuştu. Günay NUH

PETROL BORU HATTI'NA DESTEK İÇİN ALINAN SEMBOLİK PETROLÜ TAŞIYAN GRUP ERZURUM'DA.....30.08.2001.....Dünya

Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ve Şahdeniz projelerine destek vermek amacıyla Bakü'den yola çıkan ve beraberlerinde sembolik birer varil petrol ve doğalgaz taşıyan motosikletli grup, Erzurum'da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katıldı.

Grup protokol tribünü önüne gelerek, Erzurum Valisi Osman Derya Kadıoğlu'ndan, yanlarında getirdikleri doğalgazın bulunduğu varilin üst kısmında yer alan ocağı ateşlemesini istediler. Doğalgazı ateşleyen Vali Kadıoğlu, motosikletli gruba Erzurum'a geldikleri için teşekkür etti.

Gazeteci Thomas Goltz ise düzenlenen gezinin sadece doğalgaz ve petrol boru hattı açısından değil, kültür ve medeniyet açısından da önem taşıdığını söyledi. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ile Şahdeniz projelerini destekleme amacı taşıyan ve bu yıl ikincisi düzenlenen gezi kapsamında, grup 24 Ağustos'ta Bakü'den yola çıktı. Gönüllü motosikletli grup, dün Türkiye-Gürcistan sınırında bulunan Ardahan'ın Posof İlçesi Türkgözü Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptılar. "BTC Petrol Serüveni" isimli destek organizasyonuna katılan grup, 2 Eylül'de Ceyhan'a ulaşacak. Goltz ve ekibi gerekli izinleri alabilmeleri halinde 3-4 Eylül'de İstanbul Boğazı'nda, Boğazların petrol yolu olmasını istemediklerini anlatan ve yoğun tanker trafiğini protesto eden çevreci bir eylem yapmayı planlıyorlar.

ARDAHAN'A KADIN TURİST GİREMİYOR.....04.06.2001

Ardahan'daki yasağa tepki gösteren çeşitli meslek gruplarından vatandaşlar, ‘‘Kapıkule'den giren kadın turist oluyor da, Türkgözü'nden girene niye Nataşa gözü ile bakılıyor?’’ dediler. Özdemir'in fuhuş yapanlara karşı 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na göre uyguladığı yasağı devam ettireceklerini belirten Vali Vekili Bekir Atmaca ise, ‘‘İneğini satan parasını Nataşa'ya yediriyor. Ekonomik ve sağlık açısından yasağın faydası var’’ dedi.

YASAK KALKSIN
Özdemir'in talimatıyla geçen yıl polis, fuhuşla mücadele adı altında bir uygulama başlattı. Gürcistan sınırındaki POSOF İlçesi'ndeki Türkgözü Sınır Kapısı'ndan giren araçlar, kent girişinde kontrol ediliyor, yalnız olduğu saptanan kadın turistlerin kente girmesi engelleniyor. Ardahan'a sokulmayan kadın turistler ya Kars'a ya da Karadeniz illerine gidiyor. Ardahanlı 32 otelci adına konuşan Özposof Oteli sahibi Niyazi Yıldırım, Türkgözü Sınır Kapısı'ndan giren kadın turistlere yaşama hakkı verilmediğini ileri sürdü. Türkgözü'nün açılmasından sonra 1.5 trilyon lira harcama ile üç yıldızlı ikinci otelini yaptırmaya başladığını kaydeden Yıldırım, uygulanan yasak nedeniyle yatırımın yarım kaldığını bildirdi. Yıldırım şöyle konuştu:

‘‘Ardahan'da Hasan Özdemir'in 10 aylık valiliği döneminde uyguladığı yasağın artık kaldırılmasını istiyoruz. Çünkü, turizm bitti. Özdemir'in Ardahan'a gelmeden önceki kayıtlarımız gözden geçirilsin. Oteller tam kapasite ile çalışıyordu. Şimdilerde ise müşteri yerine sinek avlıyoruz. Vali gitti ama yasağı hala devam ediyor. Geçtiğimiz gün Merkez Polis Karakolu'nda Asayiş Şube Müdürü, otelcilerle yasağın delinmemesi için bir toplantı yaptı.

Yasağın devam ettiğini, yeni vali gelince durumun tekrar gözden geçirilebileceğini sözlü olarak aktardı. Şimdi yeni valinin gelmesini dört gözle bekliyoruz. Türkgözü'nden giren turistler, Ardahan'a giremiyor. Polisi atlatarak girenler ise hemen yakalanıyor ve sınır dışı ediliyor. Böyle bir uygulama dünyanın neresinde var?’’

ESNAFI PERİŞAN ETTİ
Ardahan'da lokantacılık yapan DYP İl Başkanı olan Güngör Odabaş, yasağın ardından otel ve lokantaların bir bölümünün kapandığını söyledi. Ardahanlı esnafı ekonomik krizden önce turist yasağının vurduğunu ileri süren Odabaş, lokantalarda pişirilen yemeklerin çöpe döküldüğünü iddia etti. Odabaş, ‘‘Bizler yıllarca sınırda bekçilik yaptık. Türkgözü açılınca turizm canlılığı getireceği için çok sevinmiştik. Özdemir vali olarak atandığında 100 araçlık konvoyla karşıladık. Ama, daha göreve başladığının ikinci gününde koyduğu yasakla esnafı perişan etti. Kapıkule'den giren kadın turist oluyor da, Türkgözü'nden girene niye Nataşa gözü ile bakılıyor? Türkiye'de sadece AB ülkeleri ve ABD pasaportu olanlar mı turist sayılıyor? ’’ diye konuştu.

Vali Vekili Bekir Atmaca, Türkgözü'nden giriş çıkışın serbest olduğunu vurguladı. Seyahat hürriyetinin engellenmediğini belirten Atmaca, uygulama konusunda şunları söyledi: ‘‘Yasaklama 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na göre uygulanıyor. Sadece fuhuş yapmak için gelenlere bu yasak uygulanıyor. Ülkenin ve Ardahan'ın ekonomik koşullarını gözönüne alırsak yasağın yararlı olduğu farkedilir. Beş parasız geliyorlar, binlerce dolarımızı alıp götürüyorlar. Vatandaşın ekonomik durumu belli. Ayrıca, getirdikleri sağlık sorunlarını da unutmamak gerek. Yasağın, ekonomik ve sağlık açısından faydaları var. Valimiz Hasan Özdemir'in emniyet ve asayişle ilgili uygulaması yerindedir.’’

TEŞEKKÜRLER ANTALYA.....21.02.2001

POSOF ve Damal lisesinin öğrenci ve öğretmenleri, duyguları ve şiirlerini yazdı. ÇAĞDAŞ Yaşamı Destekleme Derneği tarafından ‘‘Kırsal Kalkındırma Projesi’’ kapsamında Ardahan'ın POSOF ve Damal ilçelerinden Antalya'ya getirilerek konuk edilen 40 öğrenciden övgü dolu mektuplar geldi.

4-16 Şubat arasında Antalya'da konuk edilen öğrenciler, kurs ve geziler hakkındaki duygularını ÇYDD'ne mektupla anlattı. Öğrenciler, Antalya'da rüyalarının gerçekleştiğini, inanılmaz günler yaşadıklarını yazdı.

ÇYDD Antalya Şube Başkanı Gülen Alkan, öğrencilerin misafirlikleri sırasında sponsorluk yapanlara teşekkür mektubu gönderdiğini söyledi. Antalya'ya kampına katılan öğretmenler de duygularını şiire dökmeyi tercih etti.

ARDAHAN’DAN ANTALYA’YA.....07.02.2001

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) 6 yıldır uyguladığı ‘‘Kırsal Kalkınma Projesi’’ için Antalya'ya davet edilen Ardahan'ın POSOF ve Damal ilçelerinden 20 öğrenci, üniversiteye hazırlık kursuna katılıyor, boş zamanlarında kenti geziyor, geceleri de eğlence yerlerine gidiyor. Öğretmenleri Murat Yazıcı ve Erkan Altun ile birlikte Vali Ertuğrul Dokuzoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kumbul ve Milli Eğitim Müdürü Süleyman Akyüz'ü ziyaret eden öğrenciler, Atatürk Anıtı önünde Antalya hatırası çektirdi.

POSOFLU VE DAMAL’LI GENÇLER ANTALYA’DA.....06.02.2001

ÇAĞDAŞ Yaşamı Destekleme Derneği'nin gönüllü kuruluşlarla işbirliği çerçevesinde Antalya'ya gelen POSOF ve Damal Halit Paşa Lisesi öğrencileri bugün bugün Sun Express'i ziyaret edecek. Önde gelen havacılık kuruluşunda yetkililerden bilgi alan gençler, akşam da Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu üyelerinin sahneleyeceği Cimri isimli oyunu izleyecek.

ÇAĞDAŞ YAŞAM HAYAT VERİYOR.....02.02.2001

Türkİye'de ilklere imza atmaya alışan Antalya'da, bu kervana Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Antalya Şubesi de katıldı. 3 yıldan beri kırsal alanda üniversite sınavlarında başarı gösteren öğrencileri tatile getiren dernek, bu kez sömestri tatilinde Ardahan'ın POSOF ve Damal İlçelirinden 42 genci Antalya'ya getirecek. Gençler, 4-16 Şubat tarihleri arasında dersanede üniversite hazırlık kursuna katılacak.

SINIRDA İLGİNÇ TATBİKAT.....27.11.2000

TÜRKİYE ile Ermenistan arasında sözde soykırım iddialarının uluslararası gündeme tekrar gelmesinin ardından mevcut tansiyon artarken, Türkiye ile Gürcistan ortak bir sınır tatbikatı gerçekleştirecek. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreterliğinden yapılan açıklamaya göre, POSOF - Ardahan'a bağlı Türkgözü Sınır Kapısı'nda 29 Eylül'de gerçekleşek ortak tatbikat takım seviyesinde fiili arazi konseptinde gerçekleştirilecek. Bir ülkeden diğer ülkeye yasadışı sınır geçişlerinin engellenmesi senaryolu ‘Türkiye Gürcistan Ortak Sınır Tatbikatı 2000’ 3. Ordu Komutanlığı sevk ve idaresinde gerçekleşecek.

KAÇAKÇILIKTA GÜZERGAH TÜRKİYE.....31.07.2000.....Akşam

Türkiye, insan kaçakçılığı yapan şebekelerin geçiş köprüsü olarak kullandıkları ülke haline geldi. İnsan kaçakçılığı yapan şebekelerin doğudan batıya kullandıkları başlıca güzergahların Türkiye'den geçtiği belirlendi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın hazırladığı 'İnsan Kaçakçılığı Değerlendirme Raporu'nda insan kaçakçılığında kullanılan belli başlı yöntemler sıralandı. Raporda ayrıca Irak, İran, Suriye ve Türk Cumhuriyetlerinden, Türkiye güzergahını kullanarak iş bulma umuduyla Avrupa ülkelerine gitmek isteyenlerle, simsarların Bingöl, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Elazığ gibi illerde temas kurdukları ortaya çıktı. İnsan kaçakçılığı amacıyla Türkiye'yi geçiş köprüsü olarak kullanan şebekelerin izledikleri güzergahlar ise şöyle:

Ermenistan-Gürcistan Sınırı'nda:
- Iğdır/Dilucu
- Kars/Digor-Tuzluca
- Ardahan/Posof
- Artvin/Sarp
İran Sınırı'nda:
- Küçük Ağrı Dağı-Doğubeyazıt - Van/Özalp-Başkale - Hakkari/Yüksekova
Irak Sınırı'nda:
- Hakkari/Şemdinli-Çukurca - Şırnak/Uludere
Suriye Sınırı'nda:
- Şanlıurfa/Suruç-Mert Köyü ile Akçakale Keluşak Köyü - Hatay/Yayladağı-Güveççi Köyü, Altınözü-Turfanda ile Avuttepe köyleri, Hatay/Karbeyaz Köyü, Hatay/Reyhanlı, Hatay/Samandağı, Hatay/İskenderun-Arsus - Adana/Karataş bölgesi, Seyhan-Ceyhan nehirlerinin denizle birleştikleri yerler - Gaziantep/İslahiye-Karababa mevkii.

Türkiye'ye bu yollardan giriş yapan yabancı uyruklu şahısların Avrupa ülkelerine çıkış için insan kaçakçılığı yapan şebekeler aracılığı ile kullandıkları yollar ise şunlar:
- Antalya-Kaş-Meis Adası - Muğla/Datça-Simi Adası ve Bodrum sahilleri-İstanköy Adası - Aydın/Didim-Kuşadası sahilleri-Sisam Adası - İzmir/Çeşme Sahilleri-Sakız Adası - Balıkesir/Ayvalık sahilleri-Midilli Adası - Edirne/Pazarkule-Karaağaç, Trakya/Meriç-Sufli, Trakya/Kumdere-Paşaköy-Karpuzlu-İpsala ve Enez bölgeleri - İstanbul/Havalimanı bölgesi. Ömür ÜZELCE

YA TÜRKİYE YA ÖLÜM.....20.02.2000

Çeçenler sınırdan ayrılmıyor
Ruslar'ın sivil kesimleri hedef alan saldırıları sonucu Çeçenistan'dan kaçarak Türkiye sınırına dayanan 104 Çeçen mülteci, derme çatma otobüslerde beklemeye devam ediyor. Çoğunluğunu çocuk ile kadınların oluşturduğu, aralarında yaralıların da bulunduğu Çeçen grubu, geçen perşembe günü Türkiye'ye giriş yapmak için Gürcistan'ın Ahıska Bölgesi'ne geldi. Pasaportsuz oldukları için Türkiye'ye girişlerine izin verilmeyen Çeçenler'in, Türk sınırına 2 kilometre uzaklıkta eski iki otobüste bekleyişleri üçüncü gününü doldurdu. Çeçenler, ‘‘Türkiye bizi kabul etmek zorunda. Ya Türkiye kapıları açar, ya da burada ölürüz’’ dediler.

POSOF, Kaymakamlığı'na ait bir pikapla, açlık ve soğuğa karşı direnmeye çalışan Çeçenler'e ekmek, peynir, zeytin, helvadan oluşan gıda malzemesi önceki gece ulaştırıldı. 72'si kadın ve çocuktan oluşan Çeçen grupta bulunan Aron Musa Gorsikov, çocukların geceleri sıfırın altında 25 dereceye düşen soğuğa daha fazla dayanamayacaklarına dikkat çekerek, ‘‘Biz Türkiye'de kalmak istemiyoruz. Bir çoğumuzun Almanya ve Fransa'da akrabalarımız var. Biz oralara gitmek istiyoruz. Yeter ki bize geçiş izni verilsin. Çeçenler, savaştan yana olmadı. Cephede gözümü kaybettim. Kardeşlerimin hepsi öldü. Türkiye bu soğukta bize daha fazla çile çektirmesin ve insanca yaşama hakkı tanısın’’ dedi.

GROZNİ'Yİ GERİ ALACAĞIZ.....08.02.2000.....Akşam

Çeçenistan Devlet Başkanı Aslan Mashadov, Rus güçlerince ele geçirilen başkent Grozni'yi geri alacaklarını ve bu amaçla yeni bir gerilla savaşı başlattıklarını söyledi. Mashadov, İspanya'da yayınlanan La Vanguardia gazetesine verdiği demeçte, 'Şimdilik kenti terkettik, ancak daha sonra tekrar ele geçireceğiz' dedi. Aslan Mashadov, Çeçen direnişçilerin dağlara çekilmesi sırasında meydana gelen can kaybını önemsemediğini belirtti. Çeçen lider, Çeçenistan'dan ilk 2 bin kişilik grubun kayıp vermeden bölgeyi terkettiğini, İsmailov ve İsrapilov komutasındaki 300 ila 400 kişilik grupların ise mayınlı tarlada tuzağa düştüklerini ve can kaybı olduğunu söyledi. Mashadov, 'Silahlı güçlerimizin büyük bir bölümü can kaybına uğramadan bölgeyi terketmeyi başardı ve halen emin bir yerde bulunuyor' diye konuştu.

Yardımlara el kondu
Bu arada Gürcistan, Türkiye'den bu ülkedeki Çeçen mültecilere ulaştırılmak üzere gönderilen insani yardım malzemelerine, Posof gümrük kapısında el koydu. Gürcistan'ın Vale Gümrük Kapısı Müdürü Zurab Zurabasvili, tamamı tıp malzemesinden oluşan yardımın, mültecilere kaçak yollardan ulaştırılmak istendiğini söyledi. El konulan malzemenin bir depoda saklandığını belirten Zurabasvili, ilaçların gümrük kaydının bulunmadığını belirtti. Aldamov, gümrük yetkililerini protesto etti. Gürcistan'ın, bu tür davranışlarıyla, Rusya'ya Çeçenistan konusunda destek verdiği imajı uyandırmaya çalıştığını ileri süren Aldamov, Gürcü yetkililerin, Türkiye'den ve bir çok batı ülkesinden gönderilen insani yardıma daha önce de engel olduğunu ve yardımların kayıtlara narkotik madde olarak geçtiğini belirtti.

ÇEÇEN GÖÇMENLER GÜRCİSTAN SINIRINDA.....05.11.1999

Çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan yaklaşık 10 bin kişilik Çeçen grubu, Gürcistan'a vardı, Gürcistan hükümet yetkilileri, vize problemlerini gerekçe göstererek söz konusu grubun Türkiye sınırına yönelmesine izin vermiyor.

Çeçenistan'ın sivil yerleşim yerlerinin bombalanmasının ardından Türkiye sınırına yönelen Çeçenlerden yaklaşık 10 bin kişilik bir grubun, Gürcistan'ın Ahmedi bölgesinde tutulduğu bildirildi.

Ardahan Vali Vekili Bekir Atmaca ve POSOF Kaymakamı Recep Soytürk'ten alınan bilgiye göre, Rusya'nın Çeçenistan'ın sivil yerleşim bölgelerini bombalamasının ardından, çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan yaklaşık 10 bin kişilik Çeçen grubu, Gürcistan'a vardı. Gürcistan hükümet yetkililerinin, vize problemlerini gerekçe göstererek söz konusu grubun Türkiye sınırına yönelmesine izin vermedikleri belirtildi.

10 bin kişilik Çeçen grup, Çeçenistan ile Gürcistan arasındaki Ahmedi Bölgesi'nde tutuluyor. Yetkililer, 10 bin kişilik grubun Türkiye'ye gelme ihtimalinin çok zayıf olduğunu, söz konusu grubun Gürcistan hükümetince bölgede barındırıldığını ve ihtiyaçlarının karşılandığını bildirdiler.

Yetkililer, Çeçenlerin bir süre Ahmedi bölgesinde kaldıktan sonra kendi yerleşim yerlerine dönme arzusu taşıdıklarını söylediler.

Bu arada, Çeçenistan'dan gelen bazı grupların Azerbaycan tarafına geçtikleri de gelen haberler arasında. Ardahan Vali Vekili Bekir Atmaca, Çeçenlerin Türkiye sınır bölgesinde yığılmalarının ve giriş yapma ihtimallerinin çok zayıf olduğunu, ancak olası geçişlere karşı POSOF Türkgözü sınır bölgesinde gerekli hazırlıkların yapıldığını bildirdi.

ASLAN MASHEDOV AGİT'E BAŞVURDU.....09.09.1999

ÇEÇENİSTAN Devlet Başkanı Aslan Mashedov, sorunun AGİT zirvesinde gündeme alınmasını istedi.

Bu amaçla bazı AGİT ülkeleri liderlerine mektup yazan Mashedov, ‘Rusya, yeni savaşın başlangıcından bu yana, her tür kitle imha silahını kullanıyor ve bu saldırılar sonucunda barışçı siviller ölüyor’ dedi

. Rusya ise, zirvede Çeçenistan sorununun ‘Kuzey Kafkaslar bölgesi ve Çeçenistan’da uluslararası terör örgütlerine karşı mücadele' başlığı altında gündeme alınmasını istiyor. Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Mashedov'un mektuplu başvurusu konusunda, ‘Mashadov istediği yere başvursun. İstiyorsa Papa’ya gitsin. Ancak Mashadov arkasında terör guruplarını gizlemeye devam ettiği sürece bunun hiç bir faydası olmaz' diye konuştu.

Çeçenler için sınırda çadırkent
RUS birliklerinin sivil kesimleri hedef almasının ardından Türkiye'ye doğru yol alan Çeçenler için Türkiye-Gürcistan sınırındaki POSOF ilçesinde önlem alındı. Posof'taki askeri birliğin yakınında 500 çadır alacak alan üzerinde altyapı çalışmaları yapılırken, POSOF Devlet Hastanesi'ndeki doktor ve hemşire sayısı artırıldı. Sosyal ve Dayanışma Vakfı'nca yaptırılan ilköğretim okulu öğrencilerinin yararlandığı 600 kapasiteli yurt da Çeçenler'in gelmesi halinde boşaltılarak göçmenlere tahsis edilecek.

Önümüzdeki günlerde mülteci akınına uğraması beklenen Türkgözü Sınır Kapısı'ndan geçen Çeçenleri ilk olarak POSOF’ta ağırlamayı hedeflediklerini belirten Kaymakam Recep Soytürk ile Belediye Başkanı Şükrü Bozyiğit Ruslar'ın, Çeçenler'e Türkiye'ye geçmemeleri konusunda baskı yaptıklarını bildirdiler.

ÇARESİZLİĞİN RESMİ..... 30.09.1999.....Akşam

Bolu'daki depremden sağ olarak kurtulmayı başaran afetzedeler, bu defa da dondurucu soğuğa karşı yaşam mücadelesi veriyorlar. Çaresiz afetzedeler, hava sıcaklığının sıfırın altında 10 dereceye kadar düşmesi sonucu geceyi çadırlarında titreyerek geçirdi. Dondurucu soğuğun yaşandığı Bolu'da çadırkentlerin üzerini kalın bir sis tabakası kapladı. Yoğun sis nedeniyle kent merkezinde görüş mesafesi 20 metreye, Bolu Dağı kesiminde ise 0'a düştü. Soğuktan tir tir titreyen depremzedeler, günün ilk ışıklarıyla birlikte battaniye ve kışlık giyecek alabilmek için yardım konvoylarının önüne koştu. Depremzedeler, bölgeye yardım getiren kişi ya da özel kuruluşların yardım araçlarından bir battaniye ve kışlık giyecek alabilmek için birbirleriyle yarıştı. Kadın ve çocuklardan düşme tehlikesini göze alarak araçların üzerine çıkanlar bile oldu. Bazı depremzedeler ise hemen sobalarını yakmaya başladı. Depremzedeler, çadırkentlere dağıtılan katalitiklerin hem çadırları ısıtmadığını hem de zehirlenme tehlikesine karşı kullanmaktan çekindiklerini, odun ve kömür sobasının daha sağlıklı olabileceğini söylediler.

Kış çetin geçiyor
Bu arada tüm Türkiye'yi etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava, dün de hayatı olumsuz etkiledi. Soğuk ve yağışlı hava dün özellikle Doğu Anadolu ve Kuzey bölgelerinde etkili oldu. Doğu Karadeniz'de toplam 398 köy yolu kar yüzünden ulaşıma kapandı. Artvin'de kent merkezindeki kar kalındığı 60 santimetreye, yükseklerde ise yer yer 1.5 metreye ulaştı. Sinop'taki havaalanı da aşırı yağış yüzünden kapanmak zorunda kaldı. Van, Bitlis ve Hakkari'de etkisini kaybeden kar yağışı ise yerini dondurucu soğuklara bıraktı. Kar kalınlığı Van merkezde 20, Bitlis'te 10, Hakkari'de ise 5 santimetre olarak ölçüldü. Kar ve tipi nedeniyle karayollarındaki bazı güzergahlar ulaşıma kapandı.

Karayolları Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, Düzce'de 12 Kasım'da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki depremde hasar gören Ankara-İstanbul yolunun Bolu Dağı geçişinde ulaşım servis yolundan iki yönlü olarak sağlanıyor. Bölgeye ulaştırılacak yardımlar nedeniyle, eski Ankara-İstanbul yolu da acil durumlarda kullanılmak üzere ulaşıma açık tutuldu. Ağır tonajlı araçların ise Ankara-Eskişehir-Bilecik-Sakarya güzergahını kullanmaları önerildi. Sinop-Ayancık-Çatalzeytin yolu, Ayancık-Çatalzeytin arasındaki kesiminin 11. kilometresinde meydana gelen heyelan, Ardahan-Şavşat, Damal-Posof, İyidere-İkizdere-İspir yolunun Ovit Dağı mevkii ise kar ve tipi nedeniyle ulaşıma kapandı. Artvin ve bazı ilçelerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle okullar 2 gün tatil edildi.

Soğuklar sürecek Bu arada Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü, donduran soğukların devam edeceği uyarısında bulundu. Alınan bilgilere göre yurdun iç kesimlerinde hava sıcaklığının biraz azalacağı, diğer yerlerde değişmeyeceği bildirildi. Deprem bölgesinde ise bugün yağış beklenmediği açıklandı. Meteoroloji'nin tahminlerine göre, bugün öğleye kadar, yurdun kuzey ve doğu kesimleri parçalı çok bulutlu, Batı Karadeniz kıyıları, Orta ve Doğu Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzeydoğusu ile Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu yağışlı geçecek. Yağışlar kıyılarda yağmur, diğer yerlerde kar şeklinde olacak.

Marmara ve yurdun iç kesimlerinde bugün sabah saatlerinde sis görülecek. Hava sıcaklığı yurdun iç kesimlerinde biraz azalırken, sıcaklık diğer yerlerde değişmeyecek. Rüzgar, kuzey ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek. Deprem bölgesinde bugün havanın az bulutlu ve sisli olacağı bildirildi.

SINIRDA ÇEÇEN ALARMI.....09.09.1999.....Akşam

Rusya'nın eylül ayından beri havadan ve karadan bombaladığı Çeçenistan'dan sivillerin kaçışı sürüyor. Canlarını kurtarmak için yollara düşen yüzbinlerce sivilin girmek istediği ülkelerden Türkiye'de de mülteci akınına karşı hazırlıklar yapılıyor. Türkiye'nin Gürcistan ile olan Türkgözü Sınır Kapısı'nda tedbirler artırılırken, Gürcistan mültecilerin girişine izin vermiyor. 5 bin kadar mülteci de dağ yollarını kullanarak Türkiye'ye ulaşmaya çabalıyor. Türkgözü Sınır Kapısı'nda Ardahan'ın sınıra en yakın ilçesi Posof ve çevresinde olağandışı bir hareketlilik gözleniyor. Türk yetkililer, muhtemel bir mülteci akınına hazırlıklı olabilmek için çeşitli planlar geliştiriyorlar.

Posof'a yerleşecekler
Çadırkentler için arazi planlaması yapılırken, Posof'ta bulunan Sosyal Hizmetler Vakfı'na ait 200 yataklı yurt binasının da mülteciler için hazırlanması düşünülüyor. Gelmesi planlanan mültecilerin Çeçenistan'daki iklim benzerliği ve sınır kapısına yakın olması nedeniyle Posof bölgesine yerleştirilmesi planlanıyor. Hasta ve yaralı mülteciler için de çevre illerden, araç gereç ve personel takviyesi düşünülüyor. Mültecilerin gıda ihtiyacını karşılamak için 14. Mekanize Piyade Tugayı tarafından sahra mutfak kurulabileceği belirtiliyor.

Sınır ticareti yapan Gürcülerin verdiği bilgiye göre, Gürcistan'ın Ahmediye Bölgesi'nde barındırılan mülteciler, zor koşullar altında yaşıyor ve çoğu Türkiye'ye geçmek istiyor. Çeçen yetkililere göre, 5 Eylül'de başlayan Rus saldırılarında şimdiye kadar aralarında sivillerin de bulunduğu 3 bin 200'den fazla kişi hayatını kaybetti. Osman ÖRSAL-Orkun ÇİZMELİTÜRKGÖZÜ

ÇEÇENLER'İN DRAMI.....06.09.1999.....Akşam

Rusya, Çeçenistan'a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırırken, yüzbinlerce sivil canlarını kurtarmak için topraklarını terketmeyi sürdürüyor. Etnik temizlik peşindeki Sırplar'dan kaçan yüzbinlerce Kosovalı Arnavut'un yaşadığı dramın benzeriyle yüz yüze kalan Çeçen mülteciler çoluk çocuk geldikleri sınır kapılarında bekliyor. Rus uçakları Çeçen silahlı militanlarını hedef alan saldırılarının son 24 saatinde bölgeye 100'den fazla sorti yaparken, Çeçenistan-İnguş Cumhuriyeti sınırına doğru kaçan mültecilerin sayısında büyük artış kaydedildi. Rus yetkililerin sınırı açmasından sonra dün özellikle özel araçların sınırı geçmesine ilk defa izin verildi. Rusya Acil Durumlar Bakanı Sergei Şoigu, Çeçen mültecilere çağrıda bulunarak bölgenin Rus kontrolü altında bulunan yerlerine dönmelerini istedi ve kendilerine güvenlik garantisi verdi.

Türkgözü'nde bekleyiş
Türkiye sınırına yönelen çoğunluğu çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşan yaklaşık 10 bin kişilik Çeçen grubu, Çeçenistan ile Gürcistan arasındaki Ahmedi bölgesinde tutuluyor. Olası geçişlere karşı Türkgözü sınır bölgesinde gerekli hazırlıkların yapıldığı gelen haberler arasında. Ardahan Vali Vekili Bekir Atmaca ve Posof Kaymakamı Recep Soytürk, grubun, Gürcistan hükümet yetkililerince, vize problemleri gerekçe gösterilerek Türkiye sınırına yönelmesine izin verilmediğini belirtti. Yetkililer, 10 bin kişilik grubun Türkiye'ye gelme ihtimalinin çok zayıf olduğunu, söz konusu grubun Gürcistan hükümetince bölgede barındırıldığını ve ihtiyaçlarının karşılandığını bildirdiler. Yetkililer, Çeçenlerin bir süre Ahmedi bölgesinde kaldıktan sonra kendi yerleşim yerlerine dönme arzusu taşıdıklarını söylediler.

Öte yandan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), evlerini terk eden 200 bin kadar Çeçen'in bir bölümünün, muhtemelen bu kışı İnguş Cumhuriyeti'nde çadırlarda geçireceğini bildirdi.

5.000 ÇEÇEN SINIRIMIZDA.....04.09.1999.....Akşam

Ruslar'ın, Çeçenistan'a yaptığı hava bombardımanı bütün şiddetiyle devam ederken, canlarını kurtarmak için ülkelerini terkeden yaklaşık 5 bin Çeçen mültecinin Türkiye sınırına doğru ilerliyor. Gürcistan'daki Tiflis Büyükelçiliği, hava bombardımanından kaçan binlerce Çeçen'in, Çeçenistan-Gürcistan sınırından geçtiği ve büyük bir bölümünün de Gürcistan makamlarınca kabul edilmediği için Türkiye sınırına doğru yönlendirildiğini açıkladı.

Büyükelçilik'ten bir yetkili, 'Yaklaşık 5 bin Çeçen mültecinin Türk sınırı Posof'a yaklaştıklarını öğrendik. Bu durum Türkiye açısından son derece endişe verici. Rakamın artması ihtimali bu endişelerimizi daha da körüklüyor. İnguşetya, mültecilere kapısını tamamen kapattı, Gürcistan da çok az bir miktarda Çeçen mülteci kabul etti. Kalan 5 bin civarındaki Çeçen mülteci de Türkiye'ye girebilmek için, sınıra yığılmak üzere' dedi. İçişleri Bakanlığı'nın Çeçenistan'dan gelecek mülteciler konusunda teyakkuza geçtiğini de anlatan yetkili sözlerini şöyle tamamladı, 'Türkiye insani açıdan sınırlarına yığılacak Çeçen mültecileri kesinlikle kabul edecektir. Ancak Türkiye, yapılacak bir yönlendirmeye de tamamen karşıdır'.

Bu arada, Rusya'nın sınırı açmaya söz vermesine rağmen sözünde durmaması sebebiyle, sınırda çok sayıda Çeçen mülteciler soğuk altında bekliyor. Bu sırada soğuğa dayanamayan çok sayıda yaşlı ve kadın öldü.

Felaket korkusu
Öte yandan, Çeçenistan, çevre felaketi ile karşı karşıya bulunuyor. Rus General Boris Aleksiyev, Çeçenistan topraklarının yüzde 30'unun tehlikeli bir biçimde çevre kirliliğiyle karşı karşıya kaldığını kaydederek, 'Son 10 yıldan bu yana terörizmin merkezi olan Çeçenistan, aynı zamanda muhtemel bir çevre felaketinin de merkezi durumundadır' dedi. Çeçenistan'da şu anda hiçbir çevresel güvenlik şartını yerine getirmeyen yaklaşık 15 bin küçük petrol rafinerisi bulunduğunu ifade eden Aleksiyev, bu ülkeden geçen Sunja ve Argun nehirlerindeki kirlilik oranlarının yönetmeliklerce belirlenmiş normların 15 ila 25 katı olduğunu sözlerine ekledi. Öte yandan, Rusya Savunma Bakanı İgor Sergeyev,'Rus birlikleri, Çeçenistan topraklarının tamamında denetimi ele geçirmeyi hedefliyor' dedi.

'Batının gözleri olanlara kapalı'
İngiliz The Independent gazetesi, Çeçenistan'daki olaylarla ilgili, 'Batı dramı görmezden geliyor' şeklinde başlık attı. Çeçenistan'da çatışmalarla ilgili geniş yer veren ilk İngiliz gazetesi olan Independent, Çeçenistan'dan kaçmak için yollara dökülen bir insan konvoyunun dev fotoğrafının altına, 'Bu çaresiz, yerlerinden edilmiş insanlar, Avrupa'nın yanıbaşında sürüp giden kirli bir savaşın kurbanları ve Batı bunu görmezden geliyor' diye yazdı. Çeçenistan'daki durumu Yugoslavya'da yaşananlarla kıyaslayan gazete, 'Çeçenlerin aslında hem Sırplar'ın, hem de Kosovalılar'ın kaderlerini paylaştığını' savundu. Independent, 'Çünkü Çeçenler hem Sırplar gibi bombalanıyor, hem de Kosovalılar gibi yerlerinden ediliyor' yorumunu yaptı. Çeçenler'in dramının Batı medyasında hiç yer almadığına dikkat çeken gazete, 'Bu anlamda da Çeçenlerin durumu hem Kosovalılar, hem de Batı Timorlulardan kötü. Çünkü Çeçenistan'da olanlar karşısında Batı medyası tam bir (görmedim, duymadım, bilmiyorum) havasında' diye yazdı.

BAL GÜZELLERİ.....10.08.1999

Ardahan Valiliği ile Belediye Başkanlığı'nın Çamlıçatak Köyü yakınındaki ormanda ortaklaşa düzenlediği 1'inci Ulusal Bal Festivali'ne katılan Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü çeşnicibaşı oldu. Festivalde ‘En iyi bal’ ve ‘Bal güzeli’n seçildi. Tarım İl Müdürü Fevzi Karakoç başkanlığındaki jüri, 50'den fazla balı değerlendirdi.

Göle'den Ani Yıldız'ın balı birinci, Hanak'tan Temel Özcan'ın balı ikinci, POSOF Nizamettin Uzun'un balı üçüncü seçildi. Yaklaşık 3 bin vatandaşın katıldığı festivalde ‘Bal güzeli’ yarışmasına Ardahanlı beş genç kız katıldı. Yarışmada mayo giyilmedi, genç kızlar gömleklerini omuzlarına kadar açarak yürüdü. Birinciliği Sema Değirmenci, ikinciliği Kader Namoğlu, üçüncülüğü de Gülşen Karaçam kazandı.

RALLİCİLER TÜRKİYE’DE.....04.08.1999

Moskova Kızılmeydan'da start alan ‘‘Master Rallye 99’’ organizasyonuna katılan yarışmacılar Türkiye-Gürcistan sınırındaki Türközü Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptılar. Türkiye'ye giriş yapan sporcuları, POSOF Kaymakamı Recep Soytürk ve Türkiye Otomobil ve Motor Sporları Federasyonu Spor Komitesi Başkanı Metin Çeker çiçeklerle karşıladı. Yarışa katılan motosiklet, otomobil ve jiplerden oluşan 115 araç akşam da Erzurum'da kamp yaptı.

DOĞU, SİBİRYA GİBİ.....09.02.1998

Kar yağışı, Doğu'yu teslim aldı. Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'de birçok ilçe ve köy yolu kapandı. Doğu'ya yapılan uçak seferleri de iptal edildi. 5 bin yerleşim biriminin merkezle olan bağlantısı kesildi.

Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz'i etkisi alan kar yağışı günlük yaşamı felç etti. Önceki gün başlayan kar yağışı nedeniyle Doğu'da Van, Bitlis, Karadeniz'de Trabzon, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt'ta birçok ilçe ve köy yolu ulaşıma kapandı. Trabzon ve Van'dan yapılan uçak seferleri iptal edildi. Van ve Bitlis kent merkezlerinde kar kalınlığı yarım metreye ulaşırken, Erzincan, Ağrı, Kars, Muş, Bingöl, Tunceli, Iğdır ve Ardahan'da yaklaşık 5 bin köyün merkezlerle bağlantısının yeniden kesildiği bildirildi.

THY'nın Ankara-Van, İstanbul-Van bağlantılı uçak seferleri iptal edildi. Kar kalınlığı yüksek kesimlerde 2 metreyi bulurken, Van kent merkezinde 48, Bitlis'te ise 52 santime ulaştı. Karayolları yetkilileri, Hakkâri'nin Yüksekova-Şemdinli Karayolu çığ düşmesi sonucu, Yüksekova-Dağlıca, Şemdinli-Derecik, Van'ın Çatak-Bahçesaray Karayolu da kar ve tipi yüzünden ulaşıma kapandığını, Van-Bitlis karayolunun Kuzgunkıran, Van-Hakkâri Karayolu'nun Güzeldere geçitlerinde ise ulaşımın güçlükle sağlandığını bildirdi.

24 SAAT YAĞDI
Bölgede günlük yaşamı etkileyen kış koşulları şehirlerarası yollarda da ulaşımın aksamasına neden oldu. Yaklaşık 24 saat aralıksız devam eden kar ve tipi yüzünden 8 ilçe karayolu da ulaşıma kapandı. Yetkililer, Karayazı-Yağan, Karayazı-Elmalıdere, Karayazı-Göksu, Karayazı-Gökoğlan, Gaziler-Yeniköy, Ardahan-POSOF, Ardahan-Şavşat ve Ardahan-Göle ilçe yollarında dün öğle saatlerinden bu yana ulaşım yapılamadığını söylediler. Bu yolların yeniden ulaşıma açılmasına çalışılıyor.


Etiketler: posof, posofum, basın, haber
Hit: 11415 Kategori: Posof Hakkında

  

     


 
...